Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2014 Pazartesi

FRANZ KAFKA- DÖNÜŞÜM (OCAK AYI OKUMALARIM)

YazarıFranz Kafka
Orijinal ismiDie Verwandlung
ÜlkeAvusturya-Macaristan
Özgün diliAlmanca
TürüNovella

Grete, Gregor'un küçük kız kardeşi ve dönüşümden sonra bakıcısıdır. Başlarda Grete ve Gregor'un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır. En başta onu beslemek ve odasını temizlemek için Grete gönüllü olsa da öykü ilerledikçe daha sabırsız olup, inadına ve kasıtlı bir biçimde odaya pis yemekler getirir. Keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kurar. Gregor da, bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaktaydı ve Noel arifesinde bunu açıklayacaktı.

6 Ocak 2014 Pazartesi

DÖNÜŞÜM - FRANZ KAFKA (OCAK AYI OKUMALARIM)






Franz Kafka'nın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı anlatısı, yazarın anlatım sanatının gerçek anlamda doruklarına varmış olduğu bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen anlatı, aynı zamanda genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Gregor Samsa'nın başkalaşması, bir böceğe dönüşmesi, salt bir çarkın kaskatı dişlisi, eleştirmeyen, ama yalnızca boyun eğen bir toplum teki olmaktan çıkma anlamını taşır; böylece böcekleşen'in yazgısı, elbet toplumca dışlanmaktır. Kafka'nın en kalıcı yapıtları arasında yer alan ve Nobel ödülü sahibi Elias Canetti'nin "en yetkin düzeydeki anlatım sanatının tipik örneği" diye nitelendirdiği Dönüşüm'ü, Ahmet Cemal'in kaleminden yeni bir çeviriyle sunuyoruz.

25 Aralık 2013 Çarşamba

YÜREK ÇARPINTILARI- JEAN DENIS BREDIN (ARALIK AYI OKUMALARIM)




Arka Kapak:
Fransız Akademisi üyesi Jean-Denis Bredin kahramanları için 'Yaşamda ya da bir başka yerde onların hepsine rastladım, hepsinin yüreği hızla çarpıyordu, hem de nasıl, ' diyor. 'Yürek Çarpıntıları'nın tek ve ortak bir teması var: Seven insan. Safça seven, severken kendini ele veren, sevdiği için suç işleyen, sevdiği için çizgi dışına çıkan, gülünçleşen ve yücelen insan. Başkalarının çocuklarına aşkla bağlanan bir dadı; birbirlerini hayranlıkla, gizli bir eşcinsel çarpıntıyla seven iki yeniyetme göğsünde Yahudi yıldızı taşımak zorunda kalan ve öğretmen olmaktan başka bir şey düşünmeyen öğrenci; tanıdığı ilk kadını çılgınca seven ve onun cesediyle yaşayan bir saf yürek; aşık olduğu ve cinselliği yeniden keşfettiği için cinayet işleyen bir yaşlı adam; büyüttüğü tavşana aşık olan ve onunla 'resmen' evlenen bir yalnız. Cimrilik nedir bilmeyen yürekleri aşkla çarpıyor. Yalın, pırıl pırıl anlatısıyla insan ruhunun sıra dışı gizlerini sergileyen büyüleyici bir yazar Jean-Denis Bredin. 'Kulağınızı açın, her sözcüğün çarpan bir yüreği var.’
Altı çizilesi yerler:
*Hiç kimsenin bana söylemeye cesaret edemeyeceği şeyleri söylemeye karar vermişti, çünkü hiç kimse bunları söyleyecek kadar beni sevmiyordu. (syf,32)
*İspanyollar sosyal yardım yasalarından yararlanmak için sık sık hastalanırlarmış.. (syf,60)

*Hollanda’da erkeklerin birbirleriyle evlendiklerini ve başka bir yerde bir ölüyle bir canlının evliliğine bile izin verildiğini öne sürerek şaşırttı beni. (Syf,141)

18 Aralık 2013 Çarşamba

KIRMIZI PAZARTESİ - GABRIEL GARCIA MARQUEZ (ARALIK AYI OKUMALARIM)



Kitap Açıklaması:

Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum. Bundan önce de en iyi romanım Yüzyıllık Yalnızlık değil de Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı yapıtımdı. Ben öyle sanıyordum; ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın Kırmızı Pazartesi (Gronica de Una Muerte Anunciada) olduğunu sanıyorum.

Altını çizdiklerim:

*...tarihteki büyük kraliçeler gibi göbek kordonu boynunun çevresine sarılı olarak doğduğunu anlatırdı annem. (syf, 35) (benim doğumum da çok zor olmuş. Annemin göbek kordonları boynumun çevresine dolanmış ve geç kalınsaymış ikimizi birden kaybedebilirlermiş. :(: )
*... ishalini kesen, aynı zamanda ikiz kardeşinin rahat rahat işemesini sağlayan mucizevi çarkıfelek ve pelin çayını salık veren ... (syf,82)
*...kurbanın kalbini bulmaya çalışmış, ama domuzların kalbinin bulunduğu ta koltuk altında aranmıştı.(syf,117)